TEMİZ ELLER SİYASETE DE UZANMALI
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son dönemde farklı kesimlere yönelik operasyon ve soruşturmalar yürüttüğünü belirten Sevigen, “Ben eski bakan olarak ya, yeni bir temiz eller başlattı Adalet Bakanı değil mi Akın Bey? Başladı gidiyor. Bak, dokunulmayanlara dokunmaya başladı. İş adamlarına, kulüp başkanlarına, sanatçılara, kendi valisine, milletvekiline. Dikkat et, böyle ciddi bir arınma başladı Türkiye’de” dedi.
Sevigen, bu sürecin siyasete de uzanması gerektiğini ifade ederek, geçmişte görev yapan siyasetçilerin mal varlıklarının incelenmesi çağrısında bulundu.
“HERKESİN MAL VARLIĞI ARAŞTIRILSIN”
Siyasete giren kişilerin mal varlıklarının görev öncesinden bugüne kadar araştırılması gerektiğini söyleyen Sevigen, “Bütün siyasete giren… Bugünden yarına kadar önce bizden başlasın. Eski bakan, eski milletvekili, eski yöneticiler, belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri; bütün hepsinin mal varlıklarını araştırsınlar siyasete girdiği günden bugüne kadar” ifadelerini kullandı.
Ankara’daki yüksek değerli konutlara da değinen Sevigen, “Ankara’da niye pahalı bütün daireler, villalar? Biliyor musunuz, hep bürokratlar var Ankara’da. Siyaset mi var? 100 bin lira, 50 bin lira maaş alan bürokratlar Bayındırlık’ta, Ulaştırma’da nereden alıyorlar da bu paraları, o milyarlık daireleri alıyorlar? Bana göre Akın Bey’in sorması gerekir diye düşünüyorum” diye konuştu.
“FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER ORTAYA ÇIKIYOR”
Türkiye’nin geçmişindeki faili meçhul cinayetlere de değinen Sevigen, bazı olayların yeniden gündeme geldiğini belirtti. Sevigen, “Çünkü faili meçhul cinayetler çıkartılıyor biliyorsun, ortaya çıkıyor. Faili meçhul cinayetler dün de Kozinoğlu biliyorsun olayı tekrar başladı” dedi.
Geçmişte yaşanan bazı olayları sıralayan Sevigen, “O beyaz Toroslar, Kürt iş adamlarının öldürülmesi, Zirve Yayınevi, Hrant Dink olayları, Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu, Gaffar biliyorsun; bunlar hep belli dönem faili meçhuller” ifadelerini kullandı.
“GAZİ MAHALLESİ’NDE ALEVİLER BENİM KUCAĞIMDA ÖLDÜ”
Sevigen, açıklamalarının devamında Gazi Mahallesi’nde yaşanan olaylara ilişkin kendi tanıklıklarını anlattı. O dönemde Alevi vatandaşların üzerinde baskı olduğunu belirten Sevigen, yaşanan olaylarda bölgedeki insanlarla birlikte olduğunu söyledi.
Sevigen, “Gazi Mahallesi’nde Aleviler benim kucağımda öldü. Cem Evi’nde. Ben diyordum ki Alevi arkadaşlarıma, milletvekillerine, ‘Ya gelin, bak burada katliam var.’ Diyorlardı ki, ‘Ya sen Sünni’sin, devlet bizi kameraya çekiyor, sana bir şey olmaz. Biz Alevi’yiz diye bizi kameraya çekiyor, bizi mimler’ diye böyle insanlar üzerinde büyük bir baskı vardı” dedi.
Gazi Cemevi önünde iki kişinin öldürüldüğünü belirten Sevigen, “Sadece ben gittim, sadece ben oturdum. Mehmet ve Gündüz, iki tane delikanlıyı öldürdüler Gazi Cemevi’nin önünde. Benden başka hiç kimse sahip çıkmadı” diye konuştu.
“BİZİM İNSANIMIZLA ÇOK OYNADILAR”
Sevigen, siyasette ve toplumda Türk-Kürt, Alevi-Sünni ve fakir-zengin ayrımları üzerinden bölünmeler yaşandığını belirterek, buna rağmen toplumun tamamen bölünmediğini söyledi.
“Biz mezhepçiyiz, sen Sünni’sin, ben Alevi’yim, sen Kızılbaşsın, ben Kürt’üm. Böyle bir dünya olur mu?” diyen Sevigen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk-Kürt dediler, bölmeye çalıştılar. Alevi-Sünni dediler, bölmeye çalıştılar. Fakir-zengin dediler, bölmeye çalıştılar. Ama hiç bölünmedik.”
“DİN VE DEVLET İŞLERİ AYRI”
Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin laiklik ilkesiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Sevigen, laik demokratik cumhuriyet vurgusu yaptı.
Sevigen, “Nereden kaynaklanıyor biliyor musun? Laik demokratik Cumhuriyet var ya, laiklik ilkesi. O 6 oktaki laiklik, o arkası şey olan ok var ya, o bizi ayakta tutuyor. Yoksa Suriye, İran gibi olacaktık. Din ve devlet işleri ayrı kardeşim” dedi.
Sevigen, açıklamasının sonunda ise “Herkes zenginleşebilir ama yetim hakkı yemeyeceksin” dedi.

Aragonit Yapı KimyasallarıReklam