“FONA PARA TRANSFER EDECEĞİNE, KUR’AN SEFERBERLİĞİ BAŞLATSIN”
Külünk, “Diyanet İşleri Başkanlığı, doğruysa fona para transfer edeceğine, bu ülkede hâlâ yüzde 60 insanın evinde Kur’an yok. Evlere Kur’an seferberliği başlatsın. ‘Mealli her eve bir tane Kur’an hediye ediyoruz’ desin” ifadelerini kullandı. Diyanet’in bu amaçla matbaalarda Kur’an bastırabileceğini dile getiren Metin Külünk, kaynakların doğrudan vatandaşlara fayda sağlayacak bir çalışma için kullanılabileceğini savundu.
“KUR’AN’I HÂLÂ PARAYLA ALDIRTIYORUZ”
Kur’an-ı Kerim’in ücretsiz dağıtılması gerektiğine ilişkin değerlendirmesini başka dinî yayınlarla karşılaştırma yaparak sürdüren Külünk, “Her yerde çatır çıtır İncil dağıtılıyor bedava. Kitab-ı Mukaddes dağıtılıyor bedava. Biz Kur’an’ı hâlâ dükkânlardan parayla aldırtıyoruz vatandaşımıza.” dedi.
“KUR’AN İSTİSNA TANIMAZ, HARAM HARAMDIR”
Konuşmasında yalnızca Kur’an-ı Kerim’in ücretsiz dağıtılması konusuna değil, dinî kimlik ile kamu görevlerinde sergilenen davranışlar arasındaki ilişkiye de değinen Külünk, İslam’ın adalet anlayışının herkes için geçerli olduğunu söyledi.
Hiç kimsenin Müslüman kimliğini taşımasının kendisine ayrıcalık sağlamayacağını belirten Külünk, “Kur’an istisna tanımaz ki. Haram haramdır, yanlış yanlıştır. Senin Müslüman kimliğinle bir koltukta oturman, sana istediğini yapma hakkı vermiyor” dedi.
Bu ilkenin kişinin siyasi konumundan, mensubu olduğu cemaatten veya dinî gruptan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Külünk, Kur’an’da yasaklanan davranışların yanlış olduğunu, adaletin ise kişilere göre değişemeyeceğine dikkat çekti.
“KUL HAKKINA EL UZATMA HAKKI VERMİYOR”
Müslüman kimliğinin kişilere haksızlık yapma veya kamu kaynaklarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanma hakkı vermediğini belirten Külünk, nepotizm olarak tanımlanan akraba kayırmacılığına da tepki göstererek, “Sana haksızlık yapma, kul hakkına el uzatma, hazinenin hakkına el uzatma, adaletsizlik yapma, nepotizm yapma, soyadını taşıyan herkesi hak etmedikleri her yere taşıma hakkı vermiyor sana. İslam böyle bir istisna tanımıyor” dedi.
Kur’an’ın bu konularda açık bir ölçü ortaya koyduğunu dile getiren Külünk, kişilerin dinî kimliklerinin yaptıkları yanlışları meşru hâle getiremeyeceğini savundu.
“GENÇLER İSLAM’I VE KUR’AN’I SORGULUYOR”
Külünk, adaletin göz ardı edilmesi ve liyakatin ortadan kaldırılması olarak nitelendirdiği uygulamaların toplumdaki etkilerine de dikkat çekti. Hak ve adaletin yok sayılması, liyakat ve ehliyetin tasfiye edilmesi gibi durumlarla karşılaşan gençlerin yaşananları sorguladığını belirten Külünk, bu sorgulamanın yalnızca söz konusu davranışları sergileyen kişilerle sınırlı kalmadığını belirtti.
Külünk, “Bütün bunları gören bir genç kimi sorguluyor? O insanları değil, İslam’ı sorguluyor, Kur’an’ı sorguluyor, Allah’ı sorguluyor. Buna kimin ne hakkı var?” diye konuştu.
Külünk’ten Diyanet’e: “İncil bedava dağıtılıyor, Kur’an’ı hala parayla alıyoruz”
Türk Manşet’te Ramazan Aydemir’in sunduğu Söz Sırası programına konuk olan 25, 26 ve 27’nci Dönem İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Kur’an-ı Kerim’in para karşılığı satılmasına tepki gösterdi. Külünk, Diyanet’in bir fona para aktardığı iddiasına değinerek, bu kaynakların Kur’an-ı Kerim’in evlere ulaştırılması için kullanılabileceğine yönelik dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.
Kaynak
Türk Manşet

